Tarih: 13.03.2026
﷽
وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ.
وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
أَنَا مُحَمَّدٌ وَأَحْمَدُ وَالْمُقَفِّي وَالْحَاشِرُ وَنَبِيُّ التَّوْبَةِ وَنَبِيُّ الرَّحْمَةِ.
HAK VE HAKİKATİN TEMSİLCİLERİ: PEYGAMBERLER
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimizin temel inanç esaslarından biri peygamberlere imandır. Peygamberler, Allah’ın insanlar arasından seçtiği elçileri, hak ve hakikatin temsilcileridir. Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir.
Aziz Müminler!
Hz. Âdem ile başlayan peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile sona ermiştir. Aynı şekilde Hz. Âdem ile başlayan ilâhî mesaj, Ramazan ayında Kadir Gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’e indirilen Kur’an-ı Kerim’le taçlanmış ve son bulmuştur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), zulmün girdabındaki bir toplumu değiştirmiştir. Yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına; cehaletin karanlığını aydınlığa çevirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Ben Muhammed’im, Ahmed’im, peygamberlerin ardından gelen el-Mukaffî’yim, insanların arkamda toplandığı el-Hâşir’im, Tevbe Peygamberi’yim, Rahmet Peygamberi’yim” buyurmuştur. Dolayısıyla, kim; sevgi ve saygı gibi ahlaki değerleri kuşanmayı hedefliyorsa Allah Resûlü (s.a.s)’in rehberliğinden ayrılmamalıdır. İyiliğin dünyaya hâkim olmasını, kötülüğün son bulmasını istiyorsa Kur’an ve sünnete sarılmalıdır.
Kıymetli Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır. Cenâb-ı Hak, peygamberlere inanmayan, onları alay ve eğlence konusu yapanların ibretlik sonunu bizlere şöyle haber vermektedir: “Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş, sonunda onlarla alay edenleri, alaya aldıkları azap kuşatıvermişti.”
Değerli Müminler!
Bizler, peygamberler arasında asla ayrım yapmayız. Hepsinin Allah’ın elçisi olduğuna iman ederiz. Zira biliriz ki; Peygamberlerin her biri Allah katında değerlidir. Hz. Âdem’de, Hz. İbrâhim’de, Hz. Mûsâ’da, Hz. Îsâ’da ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’de aynı şeyleri söylemişlerdir. Onların mesajları temelde birdir ve aynıdır; o da tevhiddir. Yüce Rabbimiz, “Andolsun biz, her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin, tâğuttan uzak durun’ diyen bir peygamber gönderdik” buyurmaktadır.