Hadis-i Şerifler

Peygamber Efendimiz'in Sözleri

Sahih kaynaklardan derlenmiş, hayatımıza rehberlik eden hadis-i şerifler

Ahlak
Güleryüzlü Olmak Sadakadır
تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ
Tebessümüke fî vechi ehîke leke sadaka.

Kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için bir sadakadır.

Detaylı Oku Tirmizî, Birr, 36
Ahlak
Güzel Ahlak
إِنَّ مِنْ أَحَبِّكُمْ إِلَيَّ وَأَقْرَبِكُمْ مِنِّي مَجْلِسًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَحَاسِنَكُمْ أَخْلاَقًا
İnne min ehabbiküm ileyye ve akrabiküm minnî meclisen yevme'l-kıyâmeti ehâsinüküm ahlâkâ.

Kıyamet günü en çok sevdiklerim ve bana en yakın olanlarınız, ahlakça en güzel olanlarınızdır.

Detaylı Oku Tirmizî, Birr, 71
Ahlak
Güzel Söz Sadakadır
الْكَلِمَةُ الطَّيِّبَةُ صَدَقَةٌ
El-kelimetü't-tayyibetü sadaka.

Güzel söz sadakadır.

Detaylı Oku Buhârî, Edeb, 34
Ahlak
Kolaylaştırın Zorlaştırmayın
يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
Yessirû ve lâ tu'assirû ve beşşirû ve lâ tüneffirû.

Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

Detaylı Oku Buhârî, İlim, 11
Ahlak
Öfkeyi Yenmek
لَيْسَ الشَّدِيدُ بِالصُّرَعَةِ إِنَّمَا الشَّدِيدُ الَّذِي يَمْلِكُ نَفْسَهُ عِنْدَ الْغَضَبِ
Leyse'ş-şedîdü bi's-sur'ati innemâ'ş-şedîdü'llezî yemliku nefsehû inde'l-gadab.

Güçlü kimse güreşte galip gelen değildir. Gerçek güçlü, öfkelendiğinde nefsine hâkim olan kimsedir.

Detaylı Oku Buhârî, Edeb, 76
Ahlak
Utanmayan İstediğini Yapar
إِنَّ مِمَّا أَدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ الأُولَى إِذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
İnne mimmâ edrake'n-nâsü min kelâmi'n-nübüvveti'l-ûlâ izâ lem testahi fasna' mâ şi'te.

İnsanların ilk peygamberlik sözlerinden öğrendikleri şeylerden biri de şudur: Utanmıyorsan istediğini yap.

Detaylı Oku Buhârî, Edeb, 78
Aile
Akraba Ziyareti
مَنْ أَحَبَّ أَنْ يُبْسَطَ لَهُ فِي رِزْقِهِ وَيُنْسَأَ لَهُ فِي أَثَرِهِ فَلْيَصِلْ رَحِمَهُ
Men ehabbe en yübseta lehû fî rızkıhî ve yünse'e lehû fî eserihî felyasıl rahımeh.

Rızkının bereketlenmesini ve ömrünün uzamasını isteyen kimse akrabalarını ziyaret etsin.

Detaylı Oku Buhârî, Edeb, 12
Aile
Anne Babaya İyilik
رَضَا الرَّبِّ فِي رَضَا الْوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ فِي سَخَطِ الْوَالِدِ
Ridâ'r-Rabbi fî ridâ'l-vâlidi ve sehatu'r-Rabbi fî sehati'l-vâlid.

Rabbin rızası anne babanın rızasında, Rabbin gazabı anne babanın gazabındadır.

Detaylı Oku Tirmizî, Birr, 3
Aile
Cennet Annelerin Ayakları Altındadır
الْجَنَّةُ تَحْتَ أَقْدَامِ الأُمَّهَاتِ
El-cennetü tahte akdâmi'l-ümmehât.

Cennet annelerin ayakları altındadır.

Detaylı Oku Tirmizî, Cihâd, 8
Aile
Çocuklara Şefkat
مَنْ لاَ يَرْحَمْ لاَ يُرْحَمْ
Men lâ yerham lâ yürham.

Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

Detaylı Oku Buhârî, Edeb, 18
Aile
En Hayırlınız Ailesine Hayırlı Olan
خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لأَهْلِي
Hayrüküm hayrüküm li ehlihi ve ene hayrüküm li ehlî.

Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.

Detaylı Oku Tirmizî, Menâkıb, 63
Aile
Kız Çocuklarına İyi Davranmak
مَنْ عَالَ جَارِيَتَيْنِ حَتَّى تَبْلُغَا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنَا وَهُوَ
Men âle câriyeteyni hattâ teblugâ câe yevme'l-kıyâmeti ene ve hüve.

Kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına kadar güzelce yetiştirirse, kıyamet günü o kimse ile ben yan yana oluruz.

Detaylı Oku Müslim, Birr, 149
Dua
Allah'a Kesin İnançla Dua Edin
ادْعُوا اللَّهَ وَأَنْتُمْ مُوقِنُونَ بِالإِجَابَةِ
Ud'ullâhe ve entüm mûkınûne bi'l-icâbeh.

Allah'a kabul edileceğine kesin inanarak dua edin.

Detaylı Oku Tirmizî, Deavât, 65
Dua
Dua İbadetin Özüdür
الدُّعَاءُ هُوَ الْعِبَادَةُ
Ed-duâü hüve'l-ibâdeh.

Dua ibadetin ta kendisidir.

Detaylı Oku Tirmizî, Tefsîr, 2
Dua
Gıyabında Dua Etmek
دَعْوَةُ الْمَرْءِ الْمُسْلِمِ لأَخِيهِ بِظَهْرِ الْغَيْبِ مُسْتَجَابَةٌ
Da'vetü'l-mer'i'l-müslimi li ahîhi bi zahri'l-ğaybi müstecâbeh.

Müslümanın kardeşi için gıyabında yaptığı dua kabul olunur.

Detaylı Oku Müslim, Zikir, 88
Dua
İstiğfarın Fazileti
مَنْ لَزِمَ الاِسْتِغْفَارَ جَعَلَ اللَّهُ لَهُ مِنْ كُلِّ ضِيقٍ مَخْرَجًا
Men lezime'l-istiğfâra cealallâhu lehû min külli dîkın mahrecen.

Kim istiğfara devam ederse Allah ona her darlıktan bir çıkış yolu gösterir ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.

Detaylı Oku Ebû Dâvûd, Vitr, 26
Dua
Peygamberin Sabah Akşam Duası
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ
Allâhümme innî es'elüke'l-âfiyete fi'd-dünyâ ve'l-âhirah.

Allah'ım! Senden dünyada ve ahirette afiyet dilerim.

Detaylı Oku Tirmizî, Deavât, 14
Dua
Seyyidül İstiğfar
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ
Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke.

Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum.

Detaylı Oku Buhârî, Deavât, 2
Genel
Dünyada Garip Gibi Ol
كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ
Kün fi'd-dünyâ ke enneke garîbün ev âbiru sebîl.

Dünyada bir garip veya yolcu gibi ol.

Detaylı Oku Buhârî, Rikâk, 3
Genel
İki Nimet
نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ الصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ
Ni'metâni mağbûnun fîhimâ kesîrun mine'n-nâs: es-sıhhatü ve'l-ferâğ.

İki nimet vardır ki insanların çoğu bu iki nimette aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.

Detaylı Oku Buhârî, Rikâk, 1
Ibadet
Abdestin Fazileti
إِذَا تَوَضَّأَ الْعَبْدُ الْمُسْلِمُ فَغَسَلَ وَجْهَهُ خَرَجَ مِنْ وَجْهِهِ كُلُّ خَطِيئَةٍ نَظَرَ إِلَيْهَا بِعَيْنَيْهِ مَعَ الْمَاءِ
İzâ tevaddae'l-abdü'l-müslimü fe gasele vechehu harace min vechihi küllü hatîetin nazara ileyhâ bi ayneyhî mea'l-mâ.

Müslüman kul abdest alıp yüzünü yıkadığında, gözleriyle bakarak işlediği her günah su ile birlikte yüzünden çıkar gider.

Detaylı Oku Müslim, Tahâret, 32
Ibadet
Beş Vakit Namaz
أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَنَّ نَهْرًا بِبَابِ أَحَدِكُمْ يَغْتَسِلُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ خَمْسَ مَرَّاتٍ هَلْ يَبْقَى مِنْ دَرَنِهِ شَيْءٌ
Eraeytüm lev enne nehran bi bâbi ehadiküm yağtesilu minhu külle yevmin hamse merrât hel yebkâ min derenihi şey'ün.

Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa ve o kimse her gün beş defa o nehirde yıkansa, kirinden bir şey kalır mı? İşte beş vakit namaz da böyledir.

Detaylı Oku Buhârî, Mevâkîtü's-Salât, 6
Ibadet
Cuma Namazının Fazileti
الصَّلَوَاتُ الْخَمْسُ وَالْجُمُعَةُ إِلَى الْجُمُعَةِ كَفَّارَاتٌ لِمَا بَيْنَهُنَّ مَا لَمْ تُغْشَ الْكَبَائِرُ
Es-salavâtü'l-hamsu ve'l-cumu'atu ile'l-cumu'ati keffârâtün limâ beynehünne mâ lem tuğşe'l-kebâir.

Beş vakit namaz ve bir cuma namazından diğer cuma namazına kadar geçen süre, büyük günahlardan kaçınıldığı sürece aralarındaki günahlara keffarettir.

Detaylı Oku Müslim, Tahâret, 14
Ibadet
İslam Beş Esas Üzerine Kurulmuştur
بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ شَهَادَةِ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلاَةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَالْحَجِّ وَصَوْمِ رَمَضَانَ
Büniye'l-İslâmu alâ hamsin: şehâdeti en lâ ilâhe illallâh ve enne Muhammeden rasûlullâh, ve ikâmi's-salât, ve îtâi'z-zekât, ve'l-hacc, ve savmi Ramadân.

İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, hacca gitmek ve Ramazan orucunu tutmak.

Detaylı Oku Buhârî, Îmân, 2
Ibadet
Namazın Önemi
بَيْنَ الرَّجُلِ وَبَيْنَ الشِّرْكِ وَالْكُفْرِ تَرْكُ الصَّلاَةِ
Beyne'r-racüli ve beyne'ş-şirki ve'l-küfri terkü's-salât.

Kişi ile şirk ve küfür arasındaki fark namazı terk etmektir.

Detaylı Oku Müslim, Îmân, 134
Ibadet
Oruç Kalkandır
الصِّيَامُ جُنَّةٌ فَلاَ يَرْفُثْ وَلاَ يَجْهَلْ
Es-sıyâmu cünnetün felâ yerfüs ve lâ yechel.

Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahilce davranmasın.

Detaylı Oku Buhârî, Savm, 2
Ilim
Faydasız İlimden Sığınma
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لاَ يَنْفَعُ
Allâhümme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfe'u.

Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.

Detaylı Oku Müslim, Zikir, 73
Ilim
Hayırlı Olan İlmi Öğreten
خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ
Hayrüküm men tealleme'l-Kur'âne ve allemeh.

Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir.

Detaylı Oku Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 21
Ilim
Hikmeti Arayan
الْحِكْمَةُ ضَالَّةُ الْمُؤْمِنِ فَحَيْثُ وَجَدَهَا فَهُوَ أَحَقُّ بِهَا
El-hikmetü dâlletü'l-mü'min fe haysü vecedehâ fe hüve ehakku bihâ.

Hikmet müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa almaya en layık olan odur.

Detaylı Oku Tirmizî, İlim, 19
Ilim
İlim Öğrenmek Farzdır
طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِيضَةٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ
Talebü'l-ilmi farîdatün alâ külli müslim.

İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.

Detaylı Oku Tirmizî, İlim, 2
Ilim
İlim Yolunda Olan Kimse
مَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَلْتَمِسُ فِيهِ عِلْمًا سَهَّلَ اللَّهُ لَهُ طَرِيقًا إِلَى الْجَنَّةِ
Men seleke tarîkan yeltemisü fîhi ilmen sehhela'llâhu lehû tarîkan ile'l-cenneh.

Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah ona cennetin yolunu kolaylaştırır.

Detaylı Oku Müslim, Zikir, 38
Ilim
İlmin Kaldırılması
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعِلْمَ بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ
İnnallâhe lâ yakbidu'l-ilme intizâ'an yentezi'uhû mine'l-ibâdi ve lâkin yakbidu'l-ilme bi kabdi'l-ulemâ.

Allah ilmi kullarından çekip almaz. Fakat âlimlerin ölümüyle ilmi kaldırır.

Detaylı Oku Buhârî, İlim, 34
Iman
Ameller Niyetlere Göredir
إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى
İnnemel a'mâlü bin niyyât ve innemâ li külli imriin mâ nevâ.

Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır.

Detaylı Oku Buhârî, Bed'ü'l-Vahy, 1
Iman
İmanın Şubeleri
الإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً فَأَفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَدْنَاهَا إِمَاطَةُ الأَذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإِيمَانِ
El-îmânü bid'un ve seb'ûne şu'beten fe efdaluhâ kavlü lâ ilâhe illallâh ve ednâhâ imâtetü'l-ezâ ani't-tarîk vel hayâü şu'betün mine'l-îmân.

İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en aşağısı yoldan rahatsız edici şeyi kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir.

Detaylı Oku Müslim, Îmân, 58
Iman
İmanın Tadını Bulan Kimse
ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ
Selâsün men künne fîhi vecede halâvete'l-îmân.

Üç şey vardır, bunlar kimde bulunursa o kişi imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlü'nün ona her şeyden daha sevgili olması, bir kimseyi yalnız Allah için sevmesi ve küfre dönmeyi ateşe atılmak gibi çirkin görmesi.

Detaylı Oku Buhârî, Îmân, 9
Iman
Kendisi İçin İstediğini Kardeşi İçin İstemek
لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
Lâ yü'minü ehadüküm hattâ yuhibbe li ahîhi mâ yuhibbu li nefsih.

Sizden biriniz kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz.

Detaylı Oku Buhârî, Îmân, 7
Iman
Komşusu Açken Tok Yatan
مَا آمَنَ بِي مَنْ بَاتَ شَبْعَانَ وَجَارُهُ جَائِعٌ إِلَى جَنْبِهِ وَهُوَ يَعْلَمُ بِهِ
Mâ âmene bî men bâte şeb'âne ve câruhu câiun ilâ cenbihi ve hüve ya'lemu bih.

Komşusu açken tok yatan kimse bana iman etmiş değildir.

Detaylı Oku Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 112
Iman
Müslümanın Tarifi
الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
El-müslimü men selime'l-müslimûne min lisânihi ve yedihi.

Müslüman, dilinden ve elinden diğer Müslümanların güvende olduğu kimsedir.

Detaylı Oku Buhârî, Îmân, 4
Sabir
Belalar Kadar Mükafat
إِنَّ عِظَمَ الْجَزَاءِ مَعَ عِظَمِ الْبَلاَءِ
İnne ızame'l-cezâi mea ızami'l-belâi.

Mükafatın büyüklüğü belanın büyüklüğüyle beraberdir. Allah bir topluluğu sevdiğinde onları imtihan eder.

Detaylı Oku Tirmizî, Zühd, 57
Sabir
Müminin Hali Ne Güzeldir
عَجَبًا لأَمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أَمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ
Aceben li emri'l-mü'min inne emrehû küllehû hayr.

Müminin durumu ne güzeldir! Her hali kendisi için hayırdır. Başına güzel şey gelse şükreder, sıkıntı gelse sabreder.

Detaylı Oku Müslim, Zühd, 64
Sabir
Sabır İlk Darbede
إِنَّمَا الصَّبْرُ عِنْدَ الصَّدْمَةِ الأُولَى
İnneme's-sabru inde's-sadmeti'l-ûlâ.

Gerçek sabır, musibetin ilk anındaki sabırdır.

Detaylı Oku Buhârî, Cenâiz, 32
Sabir
Sabredenlere Müjde
مَا أُعْطِيَ أَحَدٌ عَطَاءً خَيْرًا وَأَوْسَعَ مِنَ الصَّبْرِ
Mâ u'tiye ehadün atâen hayran ve evse'a mine's-sabr.

Hiç kimseye sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet verilmemiştir.

Detaylı Oku Buhârî, Zekât, 50
Sabir
Sabrın Mükafatı
مَا يُصِيبُ الْمُسْلِمَ مِنْ نَصَبٍ وَلاَ وَصَبٍ وَلاَ هَمٍّ وَلاَ حُزْنٍ وَلاَ أَذًى وَلاَ غَمٍّ حَتَّى الشَّوْكَةِ يُشَاكُهَا إِلاَّ كَفَّرَ اللَّهُ بِهَا مِنْ خَطَايَاهُ
Mâ yusîbu'l-müslime min nesabin hattâ'ş-şevketi yüşâkühâ illâ kefferallâhu bihâ min hatâyâh.

Müslümanın başına gelen her sıkıntıdan, hatta ayağına batan dikene varıncaya kadar, Allah bunlarla günahlarını bağışlar.

Detaylı Oku Buhârî, Merdâ, 1
Sabir
Zorlukla Beraber Kolaylık Vardır
وَاعْلَمْ أَنَّ النَّصْرَ مَعَ الصَّبْرِ وَأَنَّ الْفَرَجَ مَعَ الْكَرْبِ وَأَنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
Va'lem enne'n-nasra mea's-sabri ve enne'l-ferace mea'l-kerbi ve enne mea'l-usri yüsrâ.

Bil ki yardım sabırla beraberdir. Ferahlık sıkıntıyla beraberdir. Zorlukla beraber kolaylık vardır.

Detaylı Oku Tirmizî, Kıyâme, 59
Ticaret
Aldatan Bizden Değildir
مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا
Men gaşşenâ feleyse minnâ.

Bizi aldatan bizden değildir.

Detaylı Oku Müslim, Îmân, 164
Ticaret
Alışverişte Doğruluk
الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا
El-beyyi'âni bi'l-hıyâri mâ lem yeteferrakâ.

Alıcı ve satıcı birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Doğru söylerlerse alışverişleri bereketlenir.

Detaylı Oku Buhârî, Büyû', 19
Ticaret
Doğru ve Güvenilir Tüccar
التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ
Et-tâciru's-sadûku'l-emînu mea'n-nebiyyîne ve's-sıddîkîne ve'ş-şühedâ.

Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.

Detaylı Oku Tirmizî, Büyû', 4
Ticaret
Faizden Sakınmak
لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ آكِلَ الرِّبَا وَمُؤْكِلَهُ وَكَاتِبَهُ وَشَاهِدَيْهِ
Leane Rasûlullâhi âkile'r-ribâ ve mûkilehû ve kâtibehû ve şâhideyh.

Rasûlullah (s.a.v.) faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahitlerine lanet etmiştir.

Detaylı Oku Müslim, Müsâkât, 106
Ticaret
Helal Kazanç
مَا أَكَلَ أَحَدٌ طَعَامًا قَطُّ خَيْرًا مِنْ أَنْ يَأْكُلَ مِنْ عَمَلِ يَدِهِ
Mâ ekele ehadün taâmen kattu hayran min en ye'küle min ameli yedihi.

Hiç kimse kendi elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir yemek yememiştir.

Detaylı Oku Buhârî, Büyû', 15
Ticaret
Müsamahalı Alışveriş
رَحِمَ اللَّهُ رَجُلًا سَمْحًا إِذَا بَاعَ وَإِذَا اشْتَرَى وَإِذَا اقْتَضَى
Rahimallâhu raculen semhan izâ bâa ve ize'şterâ ve ize'ktadâ.

Allah, satarken, alırken ve alacağını isterken kolaylık gösteren kimseye rahmet etsin.

Detaylı Oku Buhârî, Büyû', 16

Sünnet-i Seniyyeye Uygun Yaşayın

Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hadisleri hayatımıza ışık tutar.