Mihmandar-ı Resul: Eyüp Sultan
Eyüp Sultan Camii 06 Kasım 2026 7 görüntüleme
Mihmandar-ı ResulMihmandar-ı NebiEyüp SultanEbu Eyyub el-EnsarihicretPeygamberimizin misafirliğiMedinemisafirperverlikMescid-i Nebevi
Eyüp Sultan neden "Mihmandar-ı Resul" diye anılır? Peygamberimizin Ebû Eyyûb'un evindeki yedi ayı, o evde yaşananlar ve misafirperverliğin bugüne mirası.

Eyüp Sultan'ın türbesinde, kitabelerde ve İstanbulluların dilinde en sık geçen unvanı "Mihmândâr-ı Resûl", yani Resûlullah'ın ev sahibidir. Bu unvan, Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'yi diğer bütün sahabelerden ayıran bir hatıraya dayanır: Hz. Peygamber Medine'ye hicret ettiğinde onu evinde aylarca misafir eden kişi odur. Bu yazıda "mihmandar" kelimesinin anlamını, o yedi ayda evde yaşananları ve bu misafirperverliğin İstanbul'a uzanan mirasını anlatıyoruz.

"Mihmandar" Ne Demek?

Mihmandar, Farsça "misafir" anlamındaki mihmân ile "tutan, sahip olan" anlamındaki -dâr ekinden oluşur: misafir ağırlayan, ev sahibi. Osmanlı'da bu kelime aynı zamanda resmî bir görevin adıydı; ülkeye gelen yabancı elçileri karşılayıp ağırlayan ve yolculukları boyunca onlara eşlik eden devlet görevlisine mihmandar denirdi. "Mihmândâr-ı Resûl" ya da "Mihmândâr-ı Nebî" ise bu kelimeye en yüce anlamını verir: Allah'ın Resûlü'nün ev sahibi.

Ev Sahibinin Seçilişi

Hz. Peygamber, 622 yılında Kuba'da birkaç gün kaldıktan sonra Medine'ye girdi. Yol boyunca her kabile onu kendi evinde ağırlamak için devesinin yularına sarıldı. Peygamberimiz hepsine nazikçe, devesinin yönlendirildiğini, onu serbest bırakmalarını söyledi. Deve, bugün Mescid-i Nebevî'nin bulunduğu arsaya çöktü. En yakın ev, Neccâroğulları'ndan Ebû Eyyûb'un eviydi. Ebû Eyyûb, Peygamberimizin yükünü hemen evine taşıdı ve Peygamberimiz onun misafiri oldu (İbn Hişâm, es-Sîre). Bu seçimin bir inceliği de vardı: Neccâroğulları, Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib'in annesinin ailesiydi. Peygamberimiz böylece hem kimsenin gönlünü kırmamış hem de akrabalarının yanında konaklamış oldu.

Yedi Ay Boyunca Bir Ev

Peygamberimiz, Mescid-i Nebevî ve yanındaki odalar tamamlanıncaya kadar yaklaşık yedi ay Ebû Eyyûb'un evinde kaldı. Bu aylar, Medine'deki İslam toplumunun temellerinin atıldığı aylardı ve pek çok önemli gelişme, bu evin hemen yanında yaşandı:

  • Mescid-i Nebevî'nin inşası: Devenin çöktüğü arsa satın alındı ve mescidin yapımına başlandı. Peygamberimiz, sahabelerle birlikte bizzat kerpiç taşıdı (Buhârî, Menâkıbü'l-Ensâr 45). Ebû Eyyûb'un evi, bu inşaatın hemen yanındaydı.
  • Kardeşlik (muâhât): Mekke'den gelen muhacirlerle Medineli Ensar kardeş ilan edildi. Ebû Eyyûb'un kardeşi, Medine'ye İslam'ı ilk öğreten sahabe Mus'ab b. Umeyr oldu.
  • Ailenin gelişi: Peygamberimiz, Mekke'de kalan ailesini getirmek için Zeyd b. Hârise'yi gönderdi; ailesi bu dönemde Medine'ye ulaştı (İbn Sa'd, et-Tabakât).

Evin İçinden Hatıralar

Ebû Eyyûb'un evi iki katlıydı. Peygamberimiz, ziyaretçilerini kolayca kabul edebilmek için alt katı seçmişti. Ebû Eyyûb ve eşi Ümmü Eyyûb ise Resûlullah'ın üzerinde yürümekten rahatsız oldular. Bir gece su testisi kırılınca, suyun aşağıya damlamaması için tek yorganlarıyla suyu kuruladılar. Sonunda Ebû Eyyûb'un ısrarıyla Peygamberimiz üst kata geçti (Müslim, Eşribe 171).

Ev sahipleri her gün Peygamberimize yemek hazırlar, geri gelen kabın onun parmaklarının değdiği yerinden bereket umarak yerlerdi. Medine'nin başka aileleri de sırayla yemek gönderirdi; Ensar, misafirlerinin ağırlanmasını adeta ortak bir onur meselesi saymıştı. Bu hatıraların ayrıntıları için Eyüp Sultan'ın Hayatından 10 İbretli Hatıra yazımızı okuyabilirsiniz.

Ümmü Eyyûb: Görünmeyen Ev Sahibi

"Mihmandar" unvanı Ebû Eyyûb'a aittir, ama bu misafirliğin yükünü evin hanımı Ümmü Eyyûb da omuzladı. Yemekleri hazırlayan, evi Resûlullah'a göre düzenleyen ve kırılan testinin suyunu eşiyle birlikte kurulayan oydu. İfk hadisesinde de eşiyle birlikte iftiraya karşı duran bir hanımdı. Eyüp Sultan'ın misafirperverliği, aslında bir ailenin misafirperverliğidir.

Misafirin İkramı: Peygamberimizin Duası

Ev sahipliği karşılıksız kalmadı. Hayber dönüşünde bütün gece çadırını koruyan Ebû Eyyûb için Peygamberimiz, "Allah'ım, beni korumak için gecelediği gibi sen de Ebû Eyyûb'u koru" diye dua etti (İbn Hişâm, es-Sîre). İstanbul halkı, kabrinin sekiz asır boyunca surların dibinde korunmasını ve sonunda bulunmasını da bu duanın bereketine bağlar.

Misafir Ev Sahibi Oldu: İstanbul'un Mihmandarı

Ebû Eyyûb'un hikâyesinin en güzel yanı belki de şudur: Medine'de Resûlullah'ı ağırlayan sahabe, İstanbul'a bir misafir olarak geldi ve burada kaldı. Bugün ise İstanbul'a gelen milyonlarca misafiri ağırlayan, onların ziyaret ettiği ilk mekânlardan biri onun türbesidir. Misafir, şehrin ev sahibi olmuştur.

Osmanlılar bu mirası bilinçli olarak yaşattı. Fatih Sultan Mehmed'in 1458'de kurduğu Eyüp Sultan Külliyesi'nde, ziyaretçilere ve ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtan bir imaret bulunuyordu. Sonraki yüzyıllarda Mihrişah Valide Sultan gibi hayır sahipleri Eyüp'te yeni imaretler kurdu. Bugün Ramazan'da Eyüp Sultan meydanında kurulan iftar sofraları, Medine'deki o evden İstanbul'a uzanan misafirperverlik geleneğinin devamıdır. Bkz. Ramazan 2027'de Eyüp Sultan.

Mihmandarlıktan Bugüne Dersler

  • Misafire ikram imandandır: Peygamberimiz, "Allah'a ve ahiret gününe iman eden, misafirine ikram etsin" buyurmuştur (Buhârî, Edeb 31; Müslim, Îmân 74).
  • Kapıyı açmakta acele etmek: Ebû Eyyûb düşünüp beklemedi; fırsat gelince hemen davrandı.
  • Edep, ikramın ruhudur: Ebû Eyyûb'un misafirperverliği yalnızca sofrada değil, misafirini en küçük şekilde rahatsız etmeme hassasiyetindeydi.
  • Ev sahipliği bir ailenin işidir: Ebû Eyyûb ile Ümmü Eyyûb'un birlikte omuzladığı bu misafirlik, evdeki herkesin katkısıyla güzelleşir.

Sık Sorulan Sorular

Mihmandar-ı Resul kimdir?
Hz. Peygamber'i Medine'ye hicretinde evinde misafir eden sahabe Ebû Eyyûb el-Ensârî'dir. İstanbul'da Eyüp Sultan olarak bilinir.

Peygamberimiz Ebû Eyyûb'un evinde ne kadar kaldı?
Mescid-i Nebevî ve yanındaki odalar tamamlanıncaya kadar, yaygın kabule göre yaklaşık yedi ay kaldı.

Ebû Eyyûb'un evi neredeydi?
Peygamberimizin devesinin çöktüğü ve Mescid-i Nebevî'nin yapıldığı arsanın hemen yanındaydı. Mescidin asırlar içinde defalarca genişlemesiyle bu bölge bugün mescidin çevresindeki alanlar içinde kalmıştır.

Eyüp Sultan'ın kabri nerede?
İstanbul'un Eyüp semtindedir. 1453'teki fetihten sonra bulunan kabrin üzerine Fatih Sultan Mehmed 1458'de türbe ve yanına cami yaptırmıştır. Hayatının tamamı için Eyüp Sultan Kimdir?, ziyaret için türbe ziyaret rehberimize bakabilirsiniz.