Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
5
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
6
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
7
إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
8
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
9
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
10
وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
11
ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
12
فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
24
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
25
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ
O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
26
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
27
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
Ey huzur içinde olan can!
28
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ
O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
29
فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى
Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
30
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
Cennetime gir.
الفضائل
Fecr suresi, geçmiş kavimlerin ibretlik akıbetlerini ve ahiret gerçeğini anlatan bir suredir. Bu surede geçen 'Yâ eyyetühen nefsül mutmainneh' ayeti, ölüm anında mümin kulların ruhuna söylenen ilahi hitaptır. Fecr suresini okuyan kimseye Allah rahmet eder ve onu huzurlu bir nefis ile karşılar. Bu sure özellikle Zilhicce'nin ilk on gecesinin faziletine işaret eder.