Bismillahirrahmanirrahim.
Elif lam mim. ﴾1﴿ Tenzilul kitabi la raybe fihi min rabbil alemin. ﴾2﴿ Em yekulunefterahu, bel huvel hakku min rabbike li tunzira kavmen ma etahum min nezirin min kablike leallehum yehtedun. ﴾3﴿ Allahullezi halekas semavati vel erda ve ma beynehuma fi sitteti eyyamin summesteva alel arş, ma lekum min dunihi min veliyyin ve la şefiin, efela tetezekkerun. ﴾4﴿ Yudebbirul emra mines semai ilel erdi summe ya'rucu ileyhi fi yevmin kane mikdaruhu elfe senetin mimma teuddun. ﴾5﴿ Zalike alimul gaybi veş şehadetil azizur rahim. ﴾6﴿ Ellezi ahsene kulle şey'in halekahu ve bedee halkul insani min tin. ﴾7﴿ Summe ceale neslehu min sulaletin min main mehin. ﴾8﴿ Summe sevvahu ve nefeha fihi min ruhihi ve ceale lekumus sem'a vel ebsara vel ef'idete, kalilen ma teşkurun. ﴾9﴿ Ve kalu e iza dallelna fil erdi e inna le fi halkın cedid, bel hum bi likai rabbihim kafirun. ﴾10﴿ Kul yeteveffakum melekul mevtillezi vukkile bikum summe ila rabbikum turceun. ﴾11﴿ Ve lev tera izil mucrimune nakisu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun. ﴾12﴿ Ve lev şi'na le ateyna kulle nefsin hudaha ve lakin hakkal kavlu minni le emleenne cehenneme minel cinneti ven nasi ecmein. ﴾13﴿ Fe zuku bima nesitum likae yevmikum haza inna nesinaakum ve zuku azabel huldi bima kuntum ta'melun. ﴾14﴿ İnnema yu'minu bi ayatinellezine iza zukkiru biha harru succeden ve sebbehu bi hamdi rabbihim ve hum la yestekbirun. ﴾15﴿ Tetecafa cunubuhum anil medacii yed'une rabbehum havfen ve tamaen ve mimma razaknahum yunfikun. ﴾16﴿ Fela ta'lemu nefsun ma uhfiye lehum min kurreti a'yunin cezaen bima kanu ya'melun. ﴾17﴿ Efemen kane mu'minen ke men kane fasika, la yestevun. ﴾18﴿ Emmellezine amenu ve amilus salihati fe lehum cennatrul me'va nuzulen bima kanu ya'melun. ﴾19﴿ Ve emmellezine feseku fe me'vahumun nar, kullema eradu en yahrucu minha uidu fiha ve kile lehum zuku azaben narillezi kuntum bihi tukezzibun. ﴾20﴿ Ve le nuzikannehum minel azabil edna dunel azabil ekberi leallehum yerciun. ﴾21﴿ Ve men azlemu mimmen zukkire bi ayati rabbihi summe a'rada anha, inna minel mucrimine muntekimun. ﴾22﴿ Ve lekad ateyna musel kitabe fe la tekun fi miryetin min likaih, ve cealnahum huden li beni israil. ﴾23﴿ Ve cealna minhum eimmeten yehdune bi emrina lemma saberu ve kanu bi ayatina yukinun. ﴾24﴿ İnne rabbeke huve yafsılu beynehum yevmel kıyameti fima kanu fihi yahtelifun. ﴾25﴿ Eve lem yehdi lehum kem ehlekna min kablihim minel kuruni yemşune fi mesakinihim, inne fi zalike le ayat, efela yesmeun. ﴾26﴿ Eve lem yerev enna nesukul mae ilel erdil curuzi fe nuhrecu bihi zer'an te'kulu minhu en'amuhum ve enfusuhum efela yubsirun. ﴾27﴿ Ve yekulune meta hazel fethu in kuntum sadıkin. ﴾28﴿ Kul yevmel fethi la yenfaullezine keferu imanuhum ve la hum yunzarun. ﴾29﴿ Fe a'rid anhum ventezir innehum muntezırun. ﴾30﴿
"Onu peygamberin kendisi uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; O, senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar.
Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah'tır. O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?
Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.
Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.
Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.
Suçluları Rablerinin huzurunda, başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri çevir de iyi iş işleyelim; doğrusu kesin olarak inandık" derlerken bir görsen!
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.
Ayetlerimize ancak, kendilerine hatırlatıldığı zaman secdeye kapananlar, büyüklük taslamayarak Rablerini överek yüceltenler, vücudlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan sarfedenler inanır.
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: "Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın" denir.
Şimdi yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri yok etmiş olmamız onları doğru yola sevketmez mi? Bunlarda şüphesiz ibretler vardır. Dinlemezler mi?
Onları bırak, bekle; zaten onlar da senin akıbetini beklemektedirler.
الفضائل
Secde Suresi, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) her Cuma gecesi Secde Suresi'ni okuduğu rivayet edilmiştir. Cuma namazında Secde ve İnsan surelerinin okunması sünnettir. Bu sure, Allah'ın yaratma kudretini, ölüm ve dirilişi, cennet ve cehennemi açıklar. 15. ayette secde ayeti bulunmaktadır. Gece ibadetine kalkan ve Allah'a korku ile ümit arasında dua eden kulların mükafatı bu surede müjdelenmiştir.